يُشَجِّعُ المُجْتَمَعُ عَلَى التَّطَوُّعِ فِي الأَعْمَالِ الخَيْرِيَّةِ لِمُسَاعَدَةِ المُحْتَاجِينَ
Toplum, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için hayır işlerinde gönüllülüğü teşvik ediyor.
يُشَجِّعُ المُجْتَمَعُ عَلَى التَّطَوُّعِ فِي الأَعْمَالِ الخَيْرِيَّةِ لِمُسَاعَدَةِ المُحْتَاجِينَ
Toplum, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için hayır işlerinde gönüllülüğü teşvik ediyor.
iyilikseverlik, fahrilik, hasbilik
تَطَوَّعَ الشَّبَابُ لِلْمُسَاعَدَةِ فِي تَنْظِيفِ الشَّاطِئِ.
Gençler sahili temizlemeye gönüllü oldular.
تَطَوَّعَ الْكَثِيرُ مِنَ النَّاسِ بِالْمَالِ وَالطَّعَامِ لِمُسَاعَدَةِ الْمُحْتَاجِينَ.
Birçok insan ihtiyaç sahiplerine para ve yiyecek bağışladı.