تَعَرَّضَ الْمَنْزِلُ لِأَضْرَارٍ كَبِيرَةٍ بِسَبَبِ الْفَيَضَانِ.
Ev, sel nedeniyle büyük hasar gördü.
تَعَرَّضَ الْمَنْزِلُ لِأَضْرَارٍ كَبِيرَةٍ بِسَبَبِ الْفَيَضَانِ.
Ev, sel nedeniyle büyük hasar gördü.
تَعَرَّضَ الْمَشْرُوعُ لِتَأْخِيرٍ بِسَبَبِ نَقْصِ التَّمْوِيلِ.
Proje, finansman eksikliği nedeniyle gecikmeye uğradı.
التَّعَرُّضُ لِأَشِعَّةِ الشَّمْسِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مُضِرٌّ.
Uzun süre güneşe maruz kalmak zararlıdır.
maruzluk, pozlanma