يَجِبُ عَلَى الطُّلَّابِ أَنْ يَتَعَلَّمُوا بِجِدٍّ لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي الدِّرَاسَةِ.
Öğrenciler, eğitimde başarılı olmak için çok çalışarak öğrenmelidirler.
يَجِبُ عَلَى الطُّلَّابِ أَنْ يَتَعَلَّمُوا بِجِدٍّ لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي الدِّرَاسَةِ.
Öğrenciler, eğitimde başarılı olmak için çok çalışarak öğrenmelidirler.
ذَهَبَ أَخِي إِلَى الْمَكْتَبَةِ الْكَبِيرَةِ لِيَتَعَلَّمَ عَنْ حَيَاةِ الْحَيَوَانَاتِ.
Kardeşim hayvanların yaşamı hakkında bilgi edinmek için büyük kütüphaneye gitti.
تَعَلَّمَ أَخِي الْهَنْدَسَةَ فِي الْجَامِعَةِ.
Kardeşim üniversitede mühendislik eğitimi aldı.
okumuş olmak, tahsil etmek, tahsil görmek
التَّعَلُّمُ حَقٌّ لِكُلِّ طِفْلٍ.
Öğrenim her çocuğun hakkıdır.
التَّعَلُّمُ الْمُسْتَمِرُّ هُوَ مِفْتَاحُ النَّجَاحِ فِي الْحَيَاةِ.
Sürekli öğrenme, hayatta başarının anahtarıdır.
öğrencilik, öğrenilme, öğreniş, bilgileniş, öğreniliş