تَكَوَّمَتِ الأَوْرَاقُ المُتَسَاقِطَةُ فِي زَوَايَا الحَدِيقَةِ بَعْدَ هُبُوبِ الرِّيَاحِ القَوِيَّةِ.
Şiddetli rüzgarlar estikten sonra düşen yapraklar bahçenin köşelerinde yığıldı.
تَكَوَّمَتِ الأَوْرَاقُ المُتَسَاقِطَةُ فِي زَوَايَا الحَدِيقَةِ بَعْدَ هُبُوبِ الرِّيَاحِ القَوِيَّةِ.
Şiddetli rüzgarlar estikten sonra düşen yapraklar bahçenin köşelerinde yığıldı.
تَكَوَّمَتِ الدُّيُونُ عَلَى الشَّرِكَةِ بِسَبَبِ سُوءِ الإِدَارَةِ.
Kötü yönetim nedeniyle şirketin üzerinde borçlar birikti.
تَكَوَّمَتِ الغُيُومُ الدَّاكِنَةُ فِي السَّمَاءِ قَبْلَ العَاصِفَةِ.
Fırtına öncesinde gökyüzünde koyu bulutlar kümelendi.