تَلّ

تِلَال

صَعِدْنَا إِلَى التَّلِّ لِنُشَاهِدَ غُرُوبَ الشَّمْسِ الْجَمِيلَ.

Güzel gün batımını izlemek için tepeye tırmandık.

تَرَاكَمَتِ الْأَتْرِبَةُ لِتُشَكِّلَ تَلًّا صَغِيرًا فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede küçük bir yığın oluşturmak için toprak birikti.

وَجَدَ عُلَمَاءُ الْآثَارِ آثَارًا قَدِيمَةً فِي التَّلِّ.

Arkeologlar höyükte eski eserler buldular.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler