تل — تُلُول
وجد علماء الآثار مستوطنة قديمة في التل.
Arkeologlar, höyükte eski bir yerleşim yeri buldular.
وجد علماء الآثار مستوطنة قديمة في التل.
Arkeologlar, höyükte eski bir yerleşim yeri buldular.
كانت هناك كومة كبيرة من التراب في منتصف الحقل.
Tarlanın ortasında büyük bir toprak höyüğü vardı.
تحمل التلة الأثرية آثار الحضارات الماضية.
Höyük, geçmiş medeniyetlerin izlerini taşıyor.
كان من الممكن رؤية الوادي بأكمله من أعلى الربوة.
Höyüğün tepesinden tüm vadiyi görmek mümkündü.
توجد العديد من التلال الأثرية في هذه المنطقة.
Bu bölgede birçok höyük bulunuyor.