تَلَبَّدَتْ أَلْيَافُ الصُّوفِ مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ بِسَبَبِ الِاحْتِكَاكِ وَالرُّطُوبَةِ.
Yün lifleri, zamanla sürtünme ve nem nedeniyle keçeleşti.
تَلَبَّدَتْ أَلْيَافُ الصُّوفِ مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ بِسَبَبِ الِاحْتِكَاكِ وَالرُّطُوبَةِ.
Yün lifleri, zamanla sürtünme ve nem nedeniyle keçeleşti.
تَلَبَّدَتِ الْغُيُومُ فِي السَّمَاءِ بِشَكْلٍ كَثِيفٍ قَبْلَ هُطُولِ الْمَطَرِ.
Yağmur yağmadan önce gökyüzünde bulutlar yoğunlaştı.
topaklaşmak, keçelenmek
سَبَّبَ الْغَسْلُ الْخَاطِئُ تَلَبُّدَ الصُّوفِ.
Yanlış yıkama yünün keçeleşmesine neden oldu.
topaklaşma, keçelenme