keçeleşmek

تَلَبَّدَ الْكَنْزَةُ الصُّوفِيَّةُ وَتَقَلَّصَتْ مَعَ الْغَسِيلِ.

Yünlü kazak yıkandıkça keçeleşti ve küçüldü.

أَصْبَحَتِ السَّجَّادَةُ الْقَدِيمَةُ كَاللِّبَدِ وَقَاسِيَةً.

Eski halı keçeleşmiş ve sertleşmişti.

تَشَابَكَ شَعْرُهُ الطَّوِيلُ عِنْدَمَا تُرِكَ دُونَ عِنَايَةٍ.

Uzun saçları bakımsız kalınca keçeleşti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler