تَلَفْنَ إِلَى صَدِيقِهِ لِيُخْبِرَهُ عَنِ الْأَخْبَارِ السَّارَّةِ.
Arkadaşına müjdeli haberi vermek için telefon etti.
تَلَفْنَ إِلَى صَدِيقِهِ لِيُخْبِرَهُ عَنِ الْأَخْبَارِ السَّارَّةِ.
Arkadaşına müjdeli haberi vermek için telefon etti.
تَلَفَنْ بِي عِنْدَمَا تَصِلُ إِلَى الْفُنْدُقِ.
Otele vardığında beni ara.