هَلْ تَرْغَبُ فِي الخُرُوجِ هَذَا المَسَاءَ؟ تَمَامٌ، سَيَكُونُ رَائِعاً.
Bu akşam dışarı çıkmak ister misin? Oldu, harika olur.
هَلْ تَرْغَبُ فِي الخُرُوجِ هَذَا المَسَاءَ؟ تَمَامٌ، سَيَكُونُ رَائِعاً.
Bu akşam dışarı çıkmak ister misin? Oldu, harika olur.
تَمَامٌ، أَنَا أَتَّفِقُ مَعَكَ أَيْضًا وَسَأَدْعَمُكَ فِي هَذَا الشَّأْنِ.
Peki, ben de size katılıyorum ve bu konuda size destek olacağım.
فَرِحَ المُهَنْدِسُ بِتَمَامِ بِنَاءِ الجِسْرِ.
Mühendis köprünün inşasının tamamlanmasına sevindi.
tamlık, eksiksizlik, kemal, mükemmellik, mükemmeliyet, tamamiyet, noksansızlık, tümlük, kâmillik