تَمَتَّعَ

يَتَمَتَّعُ، تَمَتُّع
Aynı yazılan 1 kelime daha

أَتَمَنَّى أَنْ تَتَمَتَّعُوا بِوَقْتٍ مُمْتِعٍ خِلَالَ هَذِهِ الْعُطْلَةِ الصَّيْفِيَّةِ الطَّوِيلَةِ.

Umarım bu uzun yaz tatilinde keyifli vakit geçirirsiniz.

أَدْعُوكُمْ لِكَيْ تَتَمَتَّعُوا بِجَمَالِ الطَّبِيعَةِ الْخَلَّابَةِ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ السِّيَاحِيَّةِ.

Sizi bu turistik bölgedeki büyüleyici doğanın güzelliğinin keyfini çıkarmaya davet ediyorum.

يُمْكِنُكَ أَنْ تَتَمَتَّعَ بِجَمِيعِ الْخَدَمَاتِ الَّتِي يُقَدِّمُهَا الْفُنْدُقُ خِلَالَ إِقَامَتِكَ.

Konaklamanız boyunca otelin sunduğu tüm hizmetlerden yararlanabilirsiniz.

Ayrıca: sahip olmak (bir niteliğe, hakka)

تَمَتُّع

الْجُلُوسُ فِي الْخَارِجِ وَشُرْبُ الْقَهْوَةِ فِي هَذَا الطَّقْسِ الْجَمِيلِ هُوَ طَرِيقَتِي فِي التَّمَتُّعِ بِالْأَشْيَاءِ الصَّغِيرَةِ فِي الْحَيَاةِ.

Bu güzel havada dışarıda oturup kahve içmek, hayatın küçük şeylerinden keyfetme şeklimdir.