كان أجمل ما في الإجازة هو فرصة الاستمتاع فقط دون التفكير في أي شيء.
Tatilin en güzel yanı, hiçbir şey düşünmeden sadece keyfetme fırsatı bulmaktı.
كان أجمل ما في الإجازة هو فرصة الاستمتاع فقط دون التفكير في أي شيء.
Tatilin en güzel yanı, hiçbir şey düşünmeden sadece keyfetme fırsatı bulmaktı.
الجلوس في الخارج وشرب القهوة في هذا الطقس الجميل هو طريقتي في التمتع بالأشياء الصغيرة في الحياة.
Bu güzel havada dışarıda oturup kahve içmek, hayatın küçük şeylerinden keyfetme şeklimdir.
بعد أسبوع حافل، حصلت على الحق في الاسترخاء والاستمتاع في نهاية الأسبوع.
Yoğun bir haftanın ardından, hafta sonu sadece dinlenerek ve keyfetme hakkını elde ettim.