تُمَّن

لِكُلِّ إِنْسَانٍ تَمْنُهُ الْخَاصُّ الَّذِي يُمَيِّزُهُ عَنِ الْآخَرِينَ.

Her insanın onu diğerlerinden ayıran kendi değeri vardır.

ارْتَفَعَ تَمْنُ السِّلَعِ الْغِذَائِيَّةِ بِشَكْلٍ مَلْحُوظٍ فِي الْأَسْوَاقِ.

Gıda ürünlerinin fiyatı piyasalarda önemli ölçüde arttı.

دَفَعَ تَمَنًا بَاهِظًا مُقَابِلَ حُرِّيَّتِهِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ فِي السِّجْنِ.

Hapiste geçen yıllardan sonra özgürlüğü için yüksek bir bedel ödedi.