تَنَحَّى

يَتَنَحَّى، تَنَحِّي

تَنَحَّى الْمُوَظَّفُ عَنِ الْعَمَلِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْخِدْمَةِ.

Çalışan, uzun yıllar hizmet ettikten sonra işten ayrıldı.

تَنَحَّى الْفَرِيقُ عَنِ الْمُنَافَسَةِ بِسَبَبِ الْإِصَابَاتِ.

Takım, sakatlıklar nedeniyle yarışmadan vazgeçti.

بَعْدَ الضُّغُوطِ الْكَبِيرَةِ، تَنَحَّى الرَّئِيسُ عَنْ مَنْصِبِهِ بِشَكْلٍ مُفَاجِئٍ.

Büyük baskıların ardından başkan aniden görevinden çekildi.