تَوَطَّدَتِ الْعَلَاقَاتُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ.
İki ülke arasındaki ilişkiler sağlamlaştı.
تَوَطَّدَتِ الْعَلَاقَاتُ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ.
İki ülke arasındaki ilişkiler sağlamlaştı.
تَوَطَّدَتِ الصَّدَاقَةُ بَيْنَنَا مَعَ الأَيَّامِ.
Aramızdaki arkadaşlık günler geçtikçe pekişti.
esaslanmak, kavileşmek
فَرِحْنَا بِتَوَطُّدِ العَلَاقَةِ بَيْنَ العَائِلَتَيْنِ.
İki aile arasındaki ilişkinin kavileşmesine sevindik.