لَا تُجَادِلْنِي فِي هَذَا الْمَوْضُوعِ، أَنَا مُتَأَكِّدٌ مِنْ مَعْلُومَاتِي.
Bu konuda benimle tartışma, bilgilerimden eminim.
لَا تُجَادِلْنِي فِي هَذَا الْمَوْضُوعِ، أَنَا مُتَأَكِّدٌ مِنْ مَعْلُومَاتِي.
Bu konuda benimle tartışma, bilgilerimden eminim.
قَضَيْنَا سَاعَاتٍ نُجَادِلُ حَوْلَ السِّيَاسَةِ.
Saatlerce politika hakkında münakaşa ettik.
تَوَقَّفْ عَنْ مُجَادَلَةِ الْأَطْفَالِ، هَذَا لَا يُفِيدُ.
Çocuklarla çekişmeyi bırak, bu faydalı değil.
söz yetiştirmek, laf yetiştirmek, becelleşmek, cedelleşmek