جَارِح

تَلَقَّيْتُ انْتِقَادَاتٍ جَارِحَةً مِنْ رَئِيسِي فِي الْعَمَلِ.

İş yerinde patronumdan ağır eleştiriler aldım.

تَجَنَّبِ الْحَدِيثَ بِطَرِيقَةٍ جَارِحَةٍ مَعَ الْآخَرِينَ لِلْحِفَاظِ عَلَى عَلَاقَاتٍ جَيِّدَةٍ.

İyi ilişkiler sürdürmek için başkalarıyla incitici bir şekilde konuşmaktan kaçının.

كَانَتْ كَلِمَاتُهُ جَارِحَةً جِدّاً لِدَرَجَةِ أَنَّهَا تَرَكَتْ أَثَراً عَمِيقاً فِي قَلْبِي.

Sözleri o kadar yaralayıcıydı ki kalbimde derin bir iz bıraktı.

Eşdizimler