جَاشَ

يَجِيشُ، جَيَشَان

جَاشَتْ عَوَاطِفُهُ عِنْدَمَا رَأَى أُمَّهُ بَعْدَ غِيَابٍ طَوِيلٍ.

Uzun bir ayrılıktan sonra annesini gördüğünde duyguları taştı.

جَاشَتْ نَفْسُهُ بِالْفَرَحِ عِنْدَمَا عَلِمَ بِنَجَاحِهِ فِي الِامْتِحَانِ.

Sınavda başarılı olduğunu öğrendiğinde içi sevinçle kabardı.

جَاشَتِ الْمُدَرَّجَاتُ بِالْهُتَافَاتِ عِنْدَمَا سَجَّلَ الْفَرِيقُ هَدَفَ الْفَوْزِ.

Takım galibiyet golünü attığında tribünler tezahüratlarla coştu.

İlişkili Kelimeler