كَانَتِ الْأَزْهَارُ جَافَّةً وَذَابِلَةً بِسَبَبِ الْحَرَارَةِ الشَّدِيدَةِ.
Aşırı sıcak nedeniyle çiçekler kuru ve solmuştu.
كَانَتِ الْأَزْهَارُ جَافَّةً وَذَابِلَةً بِسَبَبِ الْحَرَارَةِ الشَّدِيدَةِ.
Aşırı sıcak nedeniyle çiçekler kuru ve solmuştu.
أَصْبَحَ تَعَامُلُهُ جَافًّا بَعْدَ أَنْ عَلِمَ بِخِيَانَتِهَا لَهُ.
Ona ihanet ettiğini öğrendikten sonra davranışı soğuklaştı.
كَانَ أُسْلُوبُهُ فِي التَّعَامُلِ مَعَ الأُمُورِ جَافًّا وَغَيْرَ مَرِنٍ.
Olaylara yaklaşım tarzı katı ve esnek değildi.
susuz, kurak, kaba, hödük, yağmursuz, rutubetsiz, şırasız, usaresiz, nobran, yağışsız