كَانَتِ القَضِيَّةُ جَدَلِيَّةً لِلْغَايَةِ فِي الأَوْسَاطِ السِّيَاسِيَّةِ وَالقَانُونِيَّةِ.
Siyasi ve hukuki çevrelerde bu konu oldukça tartışmalıydı.
كَانَتِ القَضِيَّةُ جَدَلِيَّةً لِلْغَايَةِ فِي الأَوْسَاطِ السِّيَاسِيَّةِ وَالقَانُونِيَّةِ.
Siyasi ve hukuki çevrelerde bu konu oldukça tartışmalıydı.
كَانَتِ الِانْتِخَابَاتُ الرِّئَاسِيَّةُ الأَخِيرَةُ جَدَلِيَّةً وَمُثِيرَةً لِلْجَدَلِ.
Son cumhurbaşkanlığı seçimleri çekişmeli ve tartışmalıydı.
أَثَارَ الفِيلْمُ جَدَلًا وَاسِعًا بِسَبَبِ المَشَاهِدِ الجَدَلِيَّةِ.
Film, tartışmalı sahneleri nedeniyle geniş bir tartışma başlattı.
diyalektikçi, eytişimsel