لَدَيْهَا شَعْرٌ جَعْدٌ طَوِيلٌ وَجَمِيلٌ يُثِيرُ الإِعْجَابَ.
Uzun ve güzel kıvırcık saçları var, bu da hayranlık uyandırıyor.
لَدَيْهَا شَعْرٌ جَعْدٌ طَوِيلٌ وَجَمِيلٌ يُثِيرُ الإِعْجَابَ.
Uzun ve güzel kıvırcık saçları var, bu da hayranlık uyandırıyor.
كَانَ الطِّفْلُ الصَّغِيرُ يَتَمَتَّعُ بِشَعْرٍ جَعْدٍ ذَهَبِيِّ اللَّوْنِ.
Küçük çocuğun altın rengi bukleli saçları vardı.
büzmek, buruşturmak