كَانَتِ الْحَقِيقَةُ جَلِيَّةً لِلْجَمِيعِ بَعْدَ التَّحْقِيقَاتِ الدَّقِيقَةِ.
Titiz soruşturmaların ardından gerçek herkes için açıktı.
كَانَتِ الْحَقِيقَةُ جَلِيَّةً لِلْجَمِيعِ بَعْدَ التَّحْقِيقَاتِ الدَّقِيقَةِ.
Titiz soruşturmaların ardından gerçek herkes için açıktı.
كَانَتْ عَلَامَاتُ الْفَرَحِ جَلِيَّةً عَلَى وَجْهِهِ عِنْدَمَا سَمِعَ الْخَبَرَ السَّارَّ.
Müjdeli haberi duyduğunda yüzünde belirgin sevinç işaretleri vardı.
bariz, apaçık, ayan, belgin, aşikâr, açık seçik, bedihi, sarih, peyda, vazıh, hüveyda, celi, belirtik