كَانَتِ النَّارُ تَشْتَعِلُ بِبُطْءٍ، تَارِكَةً وَرَاءَهَا جَمْرًا مُتَوَهِّجًا.
Ateş yavaşça yanıyordu ve arkasında parlayan bir kor bırakıyordu.
كَانَتِ النَّارُ تَشْتَعِلُ بِبُطْءٍ، تَارِكَةً وَرَاءَهَا جَمْرًا مُتَوَهِّجًا.
Ateş yavaşça yanıyordu ve arkasında parlayan bir kor bırakıyordu.
وَضَعَ الرَّجُلُ الْبَطَاطَا فِي الْجَمْرِ لِتَنْضَجَ بِبُطْءٍ.
Adam patatesleri yavaşça pişmeleri için ateş közüne koydu.
جَمَّرَ الطَّبَّاخُ الْبَاذِنْجَانَ عَلَى النَّارِ.
Aşçı patlıcanı ateşte közledi.