جَلَسْتُ بِجَنْبِ النَّافِذَةِ لِأَسْتَمْتِعَ بِمَنْظَرِ الْبَحْرِ الْجَمِيلِ فِي الصَّبَاحِ.
Sabahleyin denizin güzel manzarasının tadını çıkarmak için pencerenin yanında oturdum.
جَلَسْتُ بِجَنْبِ النَّافِذَةِ لِأَسْتَمْتِعَ بِمَنْظَرِ الْبَحْرِ الْجَمِيلِ فِي الصَّبَاحِ.
Sabahleyin denizin güzel manzarasının tadını çıkarmak için pencerenin yanında oturdum.
وَضَعْتُ الْحَقِيبَةَ بِجَنْبِ السَّرِيرِ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ فِي الْفُنْدُقِ.
Otelde uyumadan önce çantayı yatağın kenarına koydum.
يُحَاوِلُ الْآبَاءُ وَالْأُمَّهَاتُ تَجْنِيبَ أَطْفَالِهِمْ مِنْ جَمِيعِ أَنْوَاعِ الْمَخَاطِرِ.
Anne babalar çocuklarını her türlü tehlikeden vareste tutmaya çalışır.