بَدَأَتِ الشَّمْسُ تَجْنَحُ نَحْوَ الغُرُوبِ فِي الأُفُقِ البَعِيدِ.
Güneş uzak ufukta batıya doğru meyletmeye başladı.
بَدَأَتِ الشَّمْسُ تَجْنَحُ نَحْوَ الغُرُوبِ فِي الأُفُقِ البَعِيدِ.
Güneş uzak ufukta batıya doğru meyletmeye başladı.
يَجِبُ أَلَّا تَجْنَحَ عَنْ طَرِيقِ الحَقِّ وَالعَدَالَةِ مَهْمَا كَانَتِ الظُّرُوفُ.
Şartlar ne olursa olsun, hak ve adalet yolundan sapmamalısın.
جَنَحَتِ السَّفِينَةُ قُرْبَ الشَّاطِئِ.
Gemi kıyının yakınında karaya oturdu.
هَرَبُوا تَحْتَ جُنْحِ الظَّلَامِ.
Karanlığın örtüsü altında kaçtılar.