فِي دَاخِلِهِ جَوْهَرٌ أَصِيلٌ يَجْعَلُهُ قَائِدًا نَاجِحًا.
İçinde onu başarılı bir lider yapan otantik bir cevher var.
فِي دَاخِلِهِ جَوْهَرٌ أَصِيلٌ يَجْعَلُهُ قَائِدًا نَاجِحًا.
İçinde onu başarılı bir lider yapan otantik bir cevher var.
جَوْهَرُ الْمَسْأَلَةِ بَسِيطٌ جِدًّا.
Meselenin özü çok basit.
يُسْتَخْدَمُ جَوْهَرُ هَذِهِ النَّبْتَةِ فِي صِنَاعَةِ الْأَدْوِيَةِ.
Bu bitkinin esansı ilaç yapımında kullanılıyor.
Ayrıca: mahiyet, esas
temel, ruh, mana, özlük, tin, asliye, gevher, hipostaz, numen, özüt, esaslılık, usare, uknum, zübde, temellilik, asallık, künh, töz, kendilik, özek, nüve