كَانَ الجَوَى بَادِيًا عَلَى وَجْهِهِ بَعْدَ سَمَاعِ الخَبَرِ السَّيِّئِ.
Kötü haberi duyduktan sonra yüzünde derin bir üzüntü vardı.
كَانَ الجَوَى بَادِيًا عَلَى وَجْهِهِ بَعْدَ سَمَاعِ الخَبَرِ السَّيِّئِ.
Kötü haberi duyduktan sonra yüzünde derin bir üzüntü vardı.
أَحَسَّ بِجَوًى فِي قَلْبِهِ بَعْدَ فِرَاقِ حَبِيبَتِهِ.
Sevgilisinden ayrıldıktan sonra kalbinde bir iç yangını hissetti.
كَتَبَ الشَّاعِرُ قَصِيدَةً تُعَبِّرُ عَنِ الجَوَى الَّذِي يُعَانِيهِ.
Şair, çektiği aşk acısını ifade eden bir şiir yazdı.