حَازَ الفَرِيقُ عَلَى كَأْسِ البُطُولَةِ بَعْدَ فَوْزِهِ فِي المُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım, final maçını kazanarak şampiyonluk kupasını aldı.
حَازَ الفَرِيقُ عَلَى كَأْسِ البُطُولَةِ بَعْدَ فَوْزِهِ فِي المُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım, final maçını kazanarak şampiyonluk kupasını aldı.
حَازَ الطَّالِبُ عَلَى أَعْلَى الدَّرَجَاتِ فِي امْتِحَانِ الرِّيَاضِيَّاتِ.
Öğrenci, matematik sınavında en yüksek notları elde etti.
ihraz etmek