حَافِز

حَوَافِز

تُقَدِّمُ الْحُكُومَةُ حَوَافِزَ ضَرِيبِيَّةً لِلشَّرِكَاتِ الَّتِي تَسْتَثْمِرُ فِي الطَّاقَةِ الْمُتَجَدِّدَةِ.

Hükümet, yenilenebilir enerjiye yatırım yapan şirketlere vergi teşvikleri sunuyor.

كَانَتِ الْجَائِزَةُ الْمَالِيَّةُ حَافِزًا قَوِيًّا لِلْمُوَظَّفِينَ لِزِيَادَةِ الْإِنْتَاجِ.

Mali ödül, çalışanlar için üretimi artırmak için güçlü bir motivasyondu.

كَانَتْ كَلِمَاتُ الْمُدَرِّبِ حَافِزًا لِلْفَرِيقِ لِتَحْقِيقِ الْفَوْزِ.

Antrenörün sözleri, takımın galibiyet elde etmesi için bir uyarıcıydı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler