اسْتَخْدَمَ الْبَحَّارُ الْحَبْلَ لِرَبْطِ السَّفِينَةِ بِالرَّصِيفِ.
Denizci, gemiyi rıhtıma bağlamak için ipi kullandı.
اسْتَخْدَمَ الْبَحَّارُ الْحَبْلَ لِرَبْطِ السَّفِينَةِ بِالرَّصِيفِ.
Denizci, gemiyi rıhtıma bağlamak için ipi kullandı.
تَسَلَّقَ الْمُتَسَلِّقُ الْجَبَلَ بِاسْتِخْدَامِ حَبْلٍ مَتِينٍ.
Dağcı, sağlam bir halat kullanarak dağa tırmandı.
urgan, kement, laso, örük, kordon
حَبِلَتِ المَرْأَةُ بِطِفْلِهَا الأَوَّلِ.
Kadın ilk çocuğuna gebe kaldı.