لَا يُوجَدُ حُجَّةٌ قَاطِعَةٌ تُدِينُ الْمُتَّهَمَ فِي هَذِهِ الْقَضِيَّةِ الْمُعَقَّدَةِ
Bu karmaşık davada sanığı suçlayan kesin bir delil bulunmamaktadır.
لَا يُوجَدُ حُجَّةٌ قَاطِعَةٌ تُدِينُ الْمُتَّهَمَ فِي هَذِهِ الْقَضِيَّةِ الْمُعَقَّدَةِ
Bu karmaşık davada sanığı suçlayan kesin bir delil bulunmamaktadır.
قَدَّمَ الْمُحَامِي حُجَّةً قَوِيَّةً لِإِثْبَاتِ بَرَاءَةِ مُوَكِّلِهِ أَمَامَ الْمَحْكَمَةِ
Avukat, müvekkilinin masumiyetini mahkemede kanıtlamak için güçlü bir kanıt sundu.
قَدَّمَ الْمُحَامِي حُجَجًا قَوِيَّةً لِصَالِحِ مُوَكِّلِهِ فِي الْمَحْكَمَةِ.
Avukat, mahkemede müvekkilinin lehine güçlü hüccetler sundu.
Ayrıca: bahane
mazeret, argüman