الشُّرْطَةُ تَمَكَّنَتْ مِنْ تَحْدِيدِ هُوِيَّةِ الْمُشْتَبَهِ بِهِ فِي جَرِيمَةِ السَّرِقَةِ.
Polis, hırsızlık suçunda şüphelinin kimliğini tespit etmeyi başardı.
الشُّرْطَةُ تَمَكَّنَتْ مِنْ تَحْدِيدِ هُوِيَّةِ الْمُشْتَبَهِ بِهِ فِي جَرِيمَةِ السَّرِقَةِ.
Polis, hırsızlık suçunda şüphelinin kimliğini tespit etmeyi başardı.
يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نُحَدِّدَ مَوْعِداً نِهَائِيّاً لِتَسْلِيمِ الْمَشْرُوعِ قَبْلَ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.
Projenin teslimi için hafta sonundan önce kesin bir tarih belirlemeliyiz.
الْعُلَمَاءُ يُحَاوِلُونَ تَحْدِيدَ أَسْبَابِ هَذَا الْمَرَضِ النَّادِرِ.
Bilim insanları bu nadir hastalığın nedenlerini saptamaya çalışıyorlar.
teşhis etmek, tayin etmek, tanımlamak, karakterize etmek, kararlaştırmak, işaretlemek, nitelemek, nitelendirmek, tanılamak