حَرَّضَهُ عَلَى فِعْلِ أَشْيَاءَ سَيِّئَةٍ
Onu kötü şeyler yapmaya tahrik etti.
حَرَّضَهُ عَلَى فِعْلِ أَشْيَاءَ سَيِّئَةٍ
Onu kötü şeyler yapmaya tahrik etti.
حَرَّضَ الرَّجُلُ النَّاسَ عَلَى الْعُنْفِ.
Adam insanları şiddete kışkırttı.
fit vermek, fitillemek, fitlemek, körüklemek, indüklemek, kızıştırmak, azıştırmak, azmettirmek, çomaklamak