حَرِيز
كَانَ الْحِصْنُ حَرِيزًا وَمُحَصَّنًا بِشَكْلٍ جَيِّدٍ.
Kale sağlamdı ve iyi bir şekilde güçlendirilmişti.
وَجَدُوا مَكَانًا حَرِيزًا لِلِاخْتِبَاءِ مِنَ الْعَاصِفَةِ.
Fırtınadan saklanmak için korunaklı bir yer buldular.
كَانَ الْحِصْنُ حَرِيزًا وَمُحَصَّنًا بِشَكْلٍ جَيِّدٍ.
Kale sağlamdı ve iyi bir şekilde güçlendirilmişti.
وَجَدُوا مَكَانًا حَرِيزًا لِلِاخْتِبَاءِ مِنَ الْعَاصِفَةِ.
Fırtınadan saklanmak için korunaklı bir yer buldular.