مَاذَا حَصَلَ فِي الْمَدْرَسَةِ الْيَوْمَ؟
Bugün okulda ne oldu?
مَاذَا حَصَلَ فِي الْمَدْرَسَةِ الْيَوْمَ؟
Bugün okulda ne oldu?
حَصَلَ اتِّفَاقٌ مُهِمٌّ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıda önemli bir anlaşma vaki oldu.
حَصَلَ أَخِي عَلَى تَأْشِيرَةٍ لِلسَّفَرِ بَعْدَ أُسْبُوعَيْنِ مِنَ الِانْتِظَارِ فِي السَّفَارَةِ.
Ağabeyim elçilikte iki hafta bekledikten sonra seyahat için vize aldı.
Ayrıca: edinmek
فِي نِهَايَةِ كُلِّ شَهْرٍ يُحَصِّلُ الْمُحَاسِبُ الْمَالَ مِنَ الزَّبَائِنِ فِي الشَّرِكَةِ.
Her ay sonunda muhasebeci şirkette müşterilerden parayı toplar.
tahsil etmek