حِصْن

حُصُون
Aynı yazılan 1 kelime daha

يَقَعُ الْحِصْنُ الْقَدِيمُ عَلَى قِمَّةِ الْجَبَلِ وَيُطِلُّ عَلَى الْمَدِينَةِ بِأَكْمَلِهَا.

Eski kale dağın tepesinde yer almaktadır ve tüm şehre bakmaktadır.

فِي الْعَصْرِ الْعُثْمَانِيِّ، تَمَّ بِنَاءُ حُصُونٍ فِي الْعَدِيدِ مِنَ الْمُدُنِ وَكَانَتْ هَذِهِ الْحُصُونُ ذَاتَ أَهَمِّيَّةٍ اسْتِرَاتِيجِيَّةٍ.

Osmanlı döneminde birçok şehirde hisarlar inşa edilmiş ve bu hisarlar stratejik öneme sahipti.

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْقُرَى مُحَاطَةً بِحُصُونٍ لِلْحِمَايَةِ مِنْ هَجَمَاتِ الْعَدُوِّ.

Eski zamanlarda, köyler düşman saldırılarından korunmak için koruganlarla çevriliydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

حَصَّنَ

يُحَصِّنُ، تَحْصِين

يُرِيدُ الْعُلَمَاءُ تَحْصِينَ النَّاسِ ضِدَّ هَذَا الْفَيْرُوسِ عَنْ طَرِيقِ تَطْوِيرِ لِقَاحٍ جَدِيدٍ.

Bilim insanları, yeni bir aşı geliştirerek insanları bu virüse karşı bağışıklamak istiyorlar.