حَطْمَة

حِطَم

كَانَ الْفَيَضَانُ حَطْمَةً حَقِيقِيَّةً لِلْمُزَارِعِينَ الَّذِينَ فَقَدُوا مَحَاصِيلَهُمْ.

Sel, ürünlerini kaybeden çiftçiler için gerçek bir felaket oldu.

تَسَبَّبَتِ الْحَرْبُ فِي حَطْمَةٍ كَبِيرَةٍ لِلْبِنْيَةِ التَّحْتِيَّةِ وَالِاقْتِصَادِ فِي الْبِلَادِ.

Savaş, ülkenin altyapısı ve ekonomisi için büyük bir yıkıma neden oldu.

كَانَتْ خَسَارَةُ الْفَرِيقِ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ حَطْمَةً كَبِيرَةً لِآمَالِ الْجَمَاهِيرِ.

Takımın final maçında kaybetmesi, taraftarların umutları için büyük bir ezici darbe oldu.

İlişkili Kelimeler