شَهِدَتِ الْمَدِينَةُ دَمَارًا كَبِيرًا بَعْدَ الزِّلْزَالِ.
Depremin ardından şehirde büyük bir yıkım yaşandı.
شَهِدَتِ الْمَدِينَةُ دَمَارًا كَبِيرًا بَعْدَ الزِّلْزَالِ.
Depremin ardından şehirde büyük bir yıkım yaşandı.
تَمَّ الْحُصُولُ عَلَى إِذْنٍ لِهَدْمِ الْمَبَانِي الْقَدِيمَةِ.
Eski binaların yıkımı için izin alındı.
اسْتَمَرَّ خَرَابُ الْحَرْبِ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.
Savaşın yıkımı yıllarca sürdü.
دَمَار، تَحْطِيم، تَخْرِيب، هَدّ، فَتْك، تَهْدِيم، تَبَار، اِنْهِدَام، حِطْمَة، إِتْبَاب، إِحْطَام، إِخْرَاب