حَظِيَتِ الْفَنَّانَةُ بِشُهْرَةٍ وَاسِعَةٍ بَعْدَ عَرْضِ لَوْحَاتِهَا فِي الْمَعْرِضِ الْفَنِّيِّ.
Sanatçı, resimlerinin sanat sergisinde sergilenmesinden sonra büyük beğeni kazandı.
حَظِيَتِ الْفَنَّانَةُ بِشُهْرَةٍ وَاسِعَةٍ بَعْدَ عَرْضِ لَوْحَاتِهَا فِي الْمَعْرِضِ الْفَنِّيِّ.
Sanatçı, resimlerinin sanat sergisinde sergilenmesinden sonra büyük beğeni kazandı.
حَظِيَ الْعَالِمُ بِاحْتِرَامٍ كَبِيرٍ بِفَضْلِ إِسْهَامَاتِهِ الْقَيِّمَةِ فِي مَجَالِ الْعُلُومِ.
Bilim alanındaki değerli katkıları sayesinde bilim adamı büyük saygı gördü.
حَظِيَتِ الْمُنْتَجَاتُ الْمَحَلِّيَّةُ بِإِقْبَالٍ كَبِيرٍ مِنَ الْمُسْتَهْلِكِينَ بِسَبَبِ جَوْدَتِهَا الْعَالِيَةِ.
Yerel ürünler, yüksek kaliteleri nedeniyle tüketicilerden büyük rağbet gördü.