حَفَرَ

يَحْفِرُ، حَفْر
Aynı yazılan 1 kelime daha

بَدَأَ الْعُمَّالُ في حَفْرِ الْأَرْضِ لِوَضْعِ أَسَاسَاتِ الْمَبْنَى الْجَدِيدِ في الْمَدِينَةِ.

İşçiler, şehirdeki yeni binanın temellerini atmak için yeri kazmaya başladılar.

قَامَ الْفَنَّانُ بِحَفْرِ تَصْمِيمٍ دَقِيقٍ عَلَى قِطْعَةِ الْخَشَبِ بِاسْتِخْدَامِ أَدَوَاتٍ خَاصَّةٍ.

Sanatçı, özel aletler kullanarak tahta parçası üzerine hassas bir tasarım oydu.

حَفَرَ الْجَرَّاحُ ثَقْباً صَغِيراً فِي الْجُمْجُمَةِ لِإِجْرَاءِ الْعَمَلِيَّةِ الْجِرَاحِيَّةِ الْمُعَقَّدَةِ.

Cerrah, karmaşık cerrahi operasyonu gerçekleştirmek için kafatasında küçük bir delik açtı.

İlişkili Kelimeler

حَفْر

بَدَأَ الْعُمَّالُ في حَفْرِ الْأَسَاسَاتِ لِلْمَبْنَى الْجَدِيدِ.

İşçiler yeni binanın temelleri için kazıya başladılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler