نَحَتَ الفَنَّانُ الخَشَبَ لِيَصْنَعَ تِمْثَالاً جَمِيلاً.
Sanatçı, tahtayı oyarak güzel bir heykel yaptı.
نَحَتَ الفَنَّانُ الخَشَبَ لِيَصْنَعَ تِمْثَالاً جَمِيلاً.
Sanatçı, tahtayı oyarak güzel bir heykel yaptı.
اسْتَخْدَمَ الرَّجُلُ الْمِثْقَابَ لِحَفْرِ ثَقْبٍ فِي الْحَائِطِ.
Adam, duvara bir delik oymak için matkap kullandı.
جَوَّفَ، نَقَشَ، خَرَمَ، نَقَرَ، حَتَّ، نَجَرَ، نَخَرَ، وَقَبَ، ثَلَمَ، جَفَرَ، خَرَتَ، وَحَفَ، بَجَسَ، قَوَّرَ