كَشْطُ الدِّهَانَاتِ الْقَدِيمَةِ مِنَ الْجُدْرَانِ عَمَلٌ مُتْعِبٌ لِلْغَايَةِ.
Duvarlardaki eski boyaları kazımak çok yorucu bir iş.
كَشْطُ الدِّهَانَاتِ الْقَدِيمَةِ مِنَ الْجُدْرَانِ عَمَلٌ مُتْعِبٌ لِلْغَايَةِ.
Duvarlardaki eski boyaları kazımak çok yorucu bir iş.
يَسْتَخْدِمُ الْفَنَّانُ أَدَوَاتٍ خَاصَّةً لِنَحْتِ أَنْمَاطٍ مُعَقَّدَةٍ عَلَى الْخَشَبِ.
Sanatçı, tahtaya karmaşık desenler kazımak için özel aletler kullanıyor.
جَرَفَ الْعَامِلُ الثَّلْجَ عَنِ الطَّرِيقِ.
İşçi karı yoldan kazıdı.
Ayrıca: أَزَالَ
نَقَشَ، حَتَّ، قَلَعَ، سَحَا، قَشَطَ، جَثَّ، كَشَحَ، قَشَدَ