حفيدة

Anlamlar

حفيدتي الصغيرة تحب أن ترتدي فستاني القديم.

Küçük torunum eski elbisemi giymeyi seviyor.

أخذت الجدة حفيدتها إلى الحديقة للعب.

Büyükanne, kız torununu oyun oynaması için parka götürdü.