لَقَدْ حَقَّقْنَا أَهْدَافَنَا بِفَضْلِ الْعَمَلِ الْجَمَاعِيِّ وَالتَّخْطِيطِ الْجَيِّدِ.
Ekip çalışması ve iyi planlama sayesinde hedeflerimizi gerçekleştirdik.
لَقَدْ حَقَّقْنَا أَهْدَافَنَا بِفَضْلِ الْعَمَلِ الْجَمَاعِيِّ وَالتَّخْطِيطِ الْجَيِّدِ.
Ekip çalışması ve iyi planlama sayesinde hedeflerimizi gerçekleştirdik.
يَجِبُ عَلَى الْحُكُومَةِ أَنْ تُحَقِّقَ الْعَدَالَةَ وَالْمُسَاوَاةَ بَيْنَ جَمِيعِ الْمُوَاطِنِينَ.
Hükümet, tüm vatandaşlar arasında adalet ve eşitliği sağlamalıdır.
حَقَّقَ الْفَرِيقُ فَوْزًا كَبِيرًا فِي الْمُبَارَاةِ.
Takım maçta büyük bir galibiyet elde etti.
Ayrıca: soruşturmak
vücuda getirmek, sorgulamak, hasıl etmek, tahakkuk ettirmek, kovuşturmak, gerçeklemek