حَلَّقَ

يُحَلِّقُ، تَحْلِيق
Aynı yazılan 3 kelime daha

حَلَّقَ الطَّائِرُ عَالِياً فِي السَّمَاءِ الزَّرْقَاءِ الصَّافِيَةِ بَحْثاً عَنْ طَعَامِهِ.

Kuş, yiyecek aramak için masmavi gökyüzünde yükseklere uçtu.

حَلَّقَتْ أَسْعَارُ الْعَقَارَاتِ فِي الْمَدِينَةِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ خِلَالَ السَّنَوَاتِ الْأَخِيرَةِ.

Son yıllarda şehirdeki emlak fiyatları önemli ölçüde yükseldi.

İlişkili Kelimeler

حَلْق

أَشْعُرُ بِأَلَمٍ فِي حَلْقِي وَصُعُوبَةٍ فِي الْبَلْعِ بِسَبَبِ الْتِهَابِ اللَّوْزَتَيْنِ.

Bademcik iltihabı nedeniyle boğazımda ağrı ve yutkunmada zorluk hissediyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

حَلَقَ

يَحْلِقُ، حَلْق

حَلَقَ أَبِي لِحْيَتَهُ قَبْلَ الذَّهَابِ إِلَى الْعَمَلِ.

Babam işe gitmeden önce sakalını tıraş etti.

يَحْلِقُ أَبِي لِحْيَتَهُ كُلَّ صَبَاحٍ ثُمَّ يَذْهَبُ إِلَى الْعَمَلِ.

Babam her sabah sakalını tıraşlar, sonra işe gider.

Eşdizimler

حَلَق

حُلْقَان

تَرْتَدِي وَالِدَتِي حَلَقَهَا الذَّهَبِيَّ فِي الْمُنَاسَبَاتِ الْخَاصَّةِ.

Annem, özel günlerde altın küpelerini takar.