جَلَسَ الْأَطْفَالُ فِي الْحَدِيقَةِ عَلَى شَكْلِ حَلْقَةٍ وَغَنَّوْا مَعَ مُعَلِّمَتِهِمْ.
Çocuklar bahçede halka şeklinde oturdu ve öğretmenleriyle birlikte şarkı söyledi.
جَلَسَ الْأَطْفَالُ فِي الْحَدِيقَةِ عَلَى شَكْلِ حَلْقَةٍ وَغَنَّوْا مَعَ مُعَلِّمَتِهِمْ.
Çocuklar bahçede halka şeklinde oturdu ve öğretmenleriyle birlikte şarkı söyledi.
شَاهَدْتُ حَلْقَةً جَدِيدَةً مِنْ مُسَلْسَلِي الْمُفَضَّلِ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ.
Dün gece en sevdiğim dizinin yeni bir bölümünü izledim.
جَلَسَ الأَطْفَالُ فِي حَلْقَةٍ حَوْلَ المُعَلِّمَةِ.
Çocuklar öğretmenin etrafında bir çember oluşturup oturdular.
Ayrıca: ders halkası
yüzük, döngü, kangal, ilmek, kasnak, boğum, ilmik