حَوْض

أَحْوَاض

الحَوْضُ فِي هَذِهِ المِنْطَقَةِ مَصْدَرُ مِيَاهٍ مُهِمٌّ جِدّاً لِلزِّرَاعَةِ.

Bu bölgedeki havza, tarım için çok önemli bir su kaynağıdır.

صُنْبُورُ الْحَوْضِ فِي الْحَمَّامِ مُعَطَّلٌ وَيَحْتَاجُ إِلَى إِصْلَاحٍ فِي أَسْرَعِ وَقْتٍ.

Banyodaki lavabonun musluğu bozulmuş, tamir edilmesi gerekiyor.

تَشْرَبُ الْحَيَوَانَاتُ الْمَاءَ فِي الْحَوْضِ.

Hayvanlar yalakta su içiyor.

Ayrıca: havuz, leğen, evye

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler