شعرت بحيرة كبيرة عندما سمعت الأخبار المفاجئة عن صديقي.
Arkadaşım hakkında ani haberleri duyduğumda büyük bir şaşkınlık hissettim.
شعرت بحيرة كبيرة عندما سمعت الأخبار المفاجئة عن صديقي.
Arkadaşım hakkında ani haberleri duyduğumda büyük bir şaşkınlık hissettim.
أصابني حيرة بسبب تعقيد المسألة المطروحة للنقاش.
Tartışmaya sunulan konunun karmaşıklığı nedeniyle kafam karıştı.
كانت الحيرة واضحة على وجهه عندما سألته عن رأيه.
Ona fikrini sorduğumda tereddüt yüzünde açıktı.