لَا يُوجَدُ حَيِّزٌ كَافٍ لِوَضْعِ الْمَزِيدِ مِنَ الْكُتُبِ فِي الْمَكْتَبَةِ.
Kütüphanede daha fazla kitap koymak için yeterli yer yok.
لَا يُوجَدُ حَيِّزٌ كَافٍ لِوَضْعِ الْمَزِيدِ مِنَ الْكُتُبِ فِي الْمَكْتَبَةِ.
Kütüphanede daha fazla kitap koymak için yeterli yer yok.
تَشْغَلُ هَذِهِ الْقَضِيَّةُ حَيِّزًا كَبِيرًا مِنَ اهْتِمَامِ الْبَاحِثِينَ.
Bu konu araştırmacıların ilgisinde büyük bir yer kaplıyor.
دَخَلَ الْقَانُونُ الْجَدِيدُ حَيِّزَ التَّنْفِيذِ فِي بِدَايَةِ الشَّهْرِ.
Yeni yasa ayın başında yürürlüğe girdi.
kaplam, mekan