حِين

أَحْيَان

فِي ذَلِكَ الْحِينِ، كَانَتِ الْأُمُورُ مُخْتَلِفَةً تَمَامًا عَمَّا هِيَ عَلَيْهِ الْآنَ.

O zamanlar, işler şimdi olduğundan çok farklıydı.

فِي ذَلِكَ الْحِينِ رَنَّ الْجَرَسُ.

O anda zil çaldı.

حَانَ حِينُ مُغَادَرَةِ الْحَافِلَةِ.

Otobüsün hareket vakti geldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler